20 Eyl 2010

HİÇ GİBİ...


türlü sarsıntılar yokluyor benliğimi. hayal etmekle tükenmeyen gelecek ürkütüyor şimdiki anımı... sonsuz gibi... hiç gibi...
bazen ilk adımım gibi basıyorum toprağa, sanki ilk ayak basışım yeryüzüne. daha dün kovulmuşum sanki. bu kadar şaşkın, bu kadar yabancı... oysa, oysa alıştığım herşey yerli yerinde. alışacak kadar uzun zaman geçirmişim bu mekanda.
hayatı gerçek anlamda karşılayacak bir sözüm yok benim... ya da var! varlığını benim de sezemediğim küçük, devrik, karışık sözler belki de.
kainatta, o koca kumbarada biriken sesler içinde benden kalanlar ne? biriktirmeye değecek kadar değerli sesler mi vermişim, yoksa...

AŞK BEYANATI



Ölümden sonra kalktığımızda gülceğizim

Bakmışız herşey eskisi gibi

Herşey nasıl bıraktıysak öyle;

Renkler kokular biçimler

Yerli yerinde hepsi;

Ne desenlerde bir kayma

Ne konturlarda bir geçişme

Dogal büyüklüğünde şeyler

Dağlar dereler gökler..

Suyun akışı aynı

Havanın hafifliği toprağın terkibi..

Yüzler maskeler kalpler

Hepsi hatırda kaldığı gibi..



Ve önce sen uyanmışsın yine gülceğizim

Her sabah olduğu gibi

Hafiften sarsarak omzumu

Yine sen uyandırmışsın

Bu ölüm uykusundan da beni

Bakmışız yine kör kütük sevdalıyız

Yine aklımız fikrimiz birbirimizde..

Hem öyle yitip gitmişizki

Birimiz ötekinde

Bakmışız herşey, evet hatırladığımız gibi

Herşey yerli yerinde fakat

Bir tek bizim yüzlerimiz

Resimlerimiz

Bir tek bizim kemiklerimiz

Karışmış birbirine

Senin çene kemiklerin

Benim yüzümde gülüm

Benim elmacık kemiklerim

Senin yüzünde!..



Cahit Koytak